penguenn

www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws

:)yorumlarınız benim için çok önemli, lütfen yorum yazmadan gitmeyin.teşekkürederim:)




<%%>

20/1/2009 - SOBELENDİMMM

Kategori: yazilarim

SOBE, BÍR DÍGER ADI ÍLE MÍMLENDÍÍÍM

Arkadasim  http://baharhabercisiyim.blogcu.com beni sobelemiş:)))) bende hemen cevap veriyorum ve dersimin başına geçiyorum.  
KONU:
1- Yakınınızda bulunan ilk kitabı elinize alın.

2- 161'inci sayfayı açın.
3- 5'inci cümleyi bulun.
4- blog sayfasına yazın.
5- En güzel cümle veya en güzel kitabı seçmeyin !sadece en yakınınızda bulunan ilk kitabı alın.
6- 5 blog arkadaşınıza yollayın.

yakınımda bulunan en yakın kitap sağımda ki televizyon sehpasının üzerinde duran Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu'nun yazdığı BİTKİSEL SAĞLIK REHBERİ...  hemen açıorum 161. sayfayı..... 5. cümleyi buluyorummmm ve buldum:))) 


güzel... harika....

161. sayfa  5. cümle : AKCİĞER  ÖDEMİne karşı keçiboynuzunun desteği bulunmaz bir imkandır. 

 tedadüfe bakın ki biz zaten keçi boynuzunun faydalarından yararlanabilmek için almıştık bu kitabı:))) ve keçiboynuzuyla ilgili bölüm çıktı:)))

bende bu keeeeeez..... 

sofrakeyfi
yapraksarma
harikamutfak
womanworld
oburfil
 arkadaşlarımı SOBELİYORUM. KOLAY GELSİNNNNN:)))))) ÖPTÜMMM

 
7 Yorumyorumlarınız benim için çok önemli:)! Bağlantı

7/12/2008 - KURBAN BAYRAMIMIZ HEPİMİZE KUTLU OLSUN...

Kategori: yazilarim


AİLELERİMİZLE, SEVDİKLERİMİZLE BİRLİKTE SAĞLIKLI, MUTLU, HUZURLU BİR KURBAN BAYRAMI DİLİYORUM.
SEVGİLERRR:))))
8 Yorumyorumlarınız benim için çok önemli:)! Bağlantı

3/12/2008 - SOBEEEE

Kategori: yazilarim

SEVGİLİ ARKADAŞIM http://baharcaaa.blogcu.com  beni sobelemiş arkadaşıma çok teşekkürediyorum.  ve sorluarımı cevaplıyorum:)))  


SOBE...........

AİLE , DENİNCE AKLINIZA İLK GELENLER
SEVGİ, BAĞLILIK, HUZUR

KISACA GÜNLÜK PROGRAMINIZ
Sabah eşim kahvaltısını işyerinde yaptığı için ona tost gibi bişeyler hazırlıyorum.
eşimi uğurladıktan sonra 9 a kadar uyuyup komşumun uyanmasını bekliyorum. sonra birlikte kahvaltı yapıyoruz, evimi toparlıyorum. yemeğimi yapıyorum. ya derya baykalı izlerken örgü örüyorum ya bilgisayrda biraz takılıyorum ya da gezmeye gidiyorum.  

    
EN ÇOK İLGİLENDİĞİNİZ UĞRAŞ
örgü, tüp bebek için o hastaneden o hastaneye koşturmak bu aralar:) 


YEMEK YAPARKEN DİKKAT ETTİĞİNİZ NOKTALAR
 lezzet ve temizlik 
    
EN ÇOK SEVDİĞİNİZ ÇİÇEK
 papatya, mis kokulu gül 

    
SEVDİĞİNİZ HUYUNUZ
Ilımlı oluşum ve sabırlı oluşum 

    
SEVMEDİĞİNİZ HUYUNUZ
 aklıma koyduğum o anda olmuyorsa çabuk vazgeçebiliyorum, biraz ayran gönüllüyüm bu konuda:(  ne istediğime karar verememem beni hep olumsuz yönde şaşırtıyor:(

BENDE
 baharhabercisi arkadaşımı
sofrakeyfi ablamı
lezzetmutfağı arkadaşımı sobeliyorum:))))

11 Yorumyorumlarınız benim için çok önemli:)! Bağlantı

25/11/2008 - İMRALI' YA EK BİNALAR İSTEMİYORUZ!!!!!!!!!!!!!!

Kategori: yazilarim

bu yazıyı lütfen oku ve ulaşabildiğin herkese gönder...

YETER ARTIK YETER, BU HAKSIZLIĞA DAYANAMIYORUM ARTIK, NEDEN SESSİZ KALIYORUZ, NEDEN FİLM İZLER GİBİ İZLİYORUZ, BU VATAN İÇİN ÖLENLER BİZİM ABİMİZ, KARDEŞİMİZ, EVLADIMIZ, BABAMIZ, AKRABAMIZ, ARKADAŞIMIZ DEĞİLMİYDİ, DAYANAMIYORUM ARTIK BİR ŞEYLER YAPMALIYIZ HEP BİRLİKTE, BÖYLE SESSİZ KALMAK YAKIŞMIYOR NE AVUKATIMIZA, NE SAVCIMIZA, NE ÖĞRETMENİMİZE, NE DOKTORUMUZA, NE ÇİFTÇİMİZE, NE ESNAFIMIZA, NE EV KADINLARIMIZA, NE MUHASEBECİMİZE, YAKIŞMIYOR BÖYLE SESSİZ KALMAK.
BU HAKSIZLIĞA AĞLIYORUM, BU HAKSIZLIĞA KIZIYORUM HEMDE ÇOKKKK....
Üç gündür haberlerde Abdullah Öcalan'ın kaldığı imralı cezaevine 6 mahkumun daha kalabileceği ek binaların yapılacağı yayınlanıyor. Neden böyle bir şeye gerek duyulduğuna ise insanın hiç inanası gelmeyen bir yanıtla karşılık veriliyor. " Bir kişi için çok çok masraflı oluyormuş orası okadar masrafı en azından 5-6 kişiye yapmış olalımmış." Ama  bunun altında yatan asıl sebep Avrupa insan mahkemesine dtp tarafından verilen dilekçelermiş. Neymiş insan gibi muamele görmüyormuş, neymiş tek başına olduğu için akıl sağlığı gün geçtikçe bozulmaktaymış.( insan olana insan gibi muamele edilir)  dtp başkan yardımcısı emine ayna ;öcalanın f tipi cezaevinde kalması hangi hakka, adalete sığar diyor ... Sizin demokrasi diyerek kardeşi kardeşe düşman etmeniz hangi hakka, hangi adalete sığar sizde bunu cevaplayın, teröristler, dtpliler olarak. 
nerde nice Ayşelerin    Babası      MEHMEDİMİZ
nerde nice Fatmaların Evladı       MEHMEDİMİZ 
nerde nice  Ahmetlerin Kardeşi   MEHMEDİMİZ
nerde nice Zeyneplerin Eşi           MEHMEDİMİZ 
NERDE ŞEHİT MEHMETÇİKLERİMİZİN, 
NERDE GAZİ    MEHMETÇİKLERİMİZİN
hakkı  nerde  be  kendini  bilmezler...
layık değil ki sizin başınız yanına yoldaşa, 
layık değil ki sizin başınız insanca haklara,
layık değil ki bir insan sesi dahi duymaya,
İSTEMİYORUZ yanına yoldaş
İSTEMİYORUZ yanına arkadaş
YALNIZ BAŞINA ÖLÜP GİTMESİNİ İSTİYORUZ TEZ ELDEN...
nasıl yalnızlıksa zaten bu denizin ortasındaki tek kişilik ceza evinden bile komutlarını vermeye devam ediyorken birde onu ödüllendirir gibi yanına arkadaş gönderiyoruz asıl bunun neresinde hak , adalet...
Bu vatan için boşuna mı döküldü bir sürü  mehmetçiğimizin kanı, boşuna mı dökülüyor. Onların hakları adaletleri nerde soruyoruz.... 

Öcalanın çoktan ölmesi gerekiyordu 
bu kadar yaşatılması bile saçma 
O vatanımızın ekmeğini yerken , kardeşi kardeşe düşman eden,  vatanımızı bölmek isteyen bir haindir.
bu vatanının ekmeğini yiyen diğer hainlere prim vermeyelim. 
Biz TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN EVLATLARI....  
onların ağızlarını hepbirlikte tek yumruk olarak kapatalım;
ŞEREFLİ, ONURLU TÜRK HALKI;
el ele verelim ve imralıya ek binaların yapılmasına karşı çıkalım... 

bu yazıyı ulaşabildiğin herkese gönder lütfen...
    
  

7 Yorumyorumlarınız benim için çok önemli:)! Bağlantı

25/4/2008 - BİR SİMİT hİkayesi

Kategori: yazilarim

HERKESE HAYIRLI CUMALAR

 

bu hikayeyi sevgili arkadaşım http://oburfil.blogcu.com da okudum ve sizlerle paylaşmak istedim.

ben çok duygulandım.eminim sizde çok duygulanacaksınız... ders alınması gereken bir hikaye... sevgilerr

 

BİR SİMİT...

Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı.

Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu.

Nihayet zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.

Öğretmeni, onun bu hâlini fark etti:

  - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?

Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:

  - Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.

  - Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?

  - Ahmet arkadaşımız var ya…

  - Evet, ne olmuş Ahmet’e?

  - Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi şeyler koymuyor.

  - Ee?

- Ona yardım etmek istiyorum. Ama benim yardım ettiğimi bilirse üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?

Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü.

Ali hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna rağmen yardım etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini istemiyordu. Nurhan

Öğretmen:

  - Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?

  - Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.

  - Nerede çalışıyorsun?

  - Simit satıyorum.

Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi şimdi. Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı. Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.

Nurhan Öğretmen, Ali’ye döndü:

  - Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.

  - Çok zengin bir işadamı…

  - Niçin?

  - İnsanlara daha çok yardım etmek için…

  - Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak şimdi Ali, Ahmet’in ailesinin durumu pekiyi değil; bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil. İstersen acele etme; çok zengin olduğun zaman insanlara yardım edersin.

Olmaz mı?

  - Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.

  - Neden olmaz?

  - Üç sebepten dolayı olmaz.

Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp güvercinlere veriyor.

İkincisi: “Ağaç yaş iken eğilir.” deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam.

Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.

Nurhan Öğretmen, karşısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:

  - Bu sonuncusunu pek iyi anlayamadım, dedi. Biraz açıklar mısın?

  - Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. Şimdi, çok zengin olmadığım için, ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan fazlasını veremem. Allah, Cennet’i gücü kadar iyilik edene veriyor. Şimdi gücüm bu olduğuna göre Cennet’in fiyatı birkaç simit parası kadardır. Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet’e girebilirim. Bundan daha kârlı bir yatırım olur mu?

Nurhan Öğretmen’in gözleri dolmuştu. Başını “Evet” anlamında sallarken masanın üzerindeki paraları bir bir topladı.

7 Yorumyorumlarınız benim için çok önemli:)! Bağlantı

23/4/2008 - umudumuzu kaybetmemek dileğiyle yeniden merhaba

Kategori: yazilarim

SEVGİLİ BLOG DOSTLARIM KISA BİR MOLADAN SONRA ARANIZA YENİDEN DÖNDÜM, biraz üzgün, biraz buruk, biraz umutlu, biraz mutlu karmakarışık duygular içerisinde aranıza yeniden döndüm. Şu kısa zaman içerisinde hayattan bazı durumlar için beklentilerimi almışken bazıları içinse yüzüme tekrar bir tokat gibi vurdu gerçekler, "acı"  deriz ya gerçekler için

bu kadar "acı" olacağını kestirememişim. Yüreğimin istediği sanki derin bir kuyuda, taş atıyorum taşın sesi bile gelmiyor, ama ben bir gün o attığım taşın sesini duymak umuduyla yoluma devam ediyorum.. umudumuzu hiç kaybetmemek dileğiyle sevgili arkadaşlarım tekrar MERHABA...

 

 

5 Yorumyorumlarınız benim için çok önemli:)! Bağlantı

26/3/2008 - BELKİ KISA BELKİDE UZUN BİR MOLA:((

Kategori: yazilarim

 

BLOĞUMU ZİYARET EDEN SEVGİLİ ARKADAŞLARIM BİR SÜRELİĞİNE BLOĞUMLA İLGİLENEMEYECEĞİM ÇÜNKÜ KPSS SINAVLARINA ÇALIŞACAĞIM VE DE 2.TÜP BEBEK DENEMESİ İÇİN HASTANE ARAŞTIRACAĞIM. O YÜZDEN SİTEME SADECE YORUMLARI OKUMAK VE ARKADAŞLARIMA YORUM YAZMAK İÇİN GİRECEĞİM.

 

EĞER TÜP BEBEKLE İLGİLİ YENİ BİLGİLER EDİNİRSENİZ YADA TAVSİYE EDECEĞİNİZ HASTANE VARSA BANA YAZARSANIZ ÇOK SEVİNİRİM. SEVGİLERİMİ BIRAKIYORUM SİTEME. SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM.

HOŞÇAKALIN. KENDİNİZE İYİ BAKIN. TEKRAR GÖRÜŞMEK ÜZERE İNŞALLAH...

20 Yorumyorumlarınız benim için çok önemli:)! Bağlantı

10/3/2008 - GERÇEK YAŞAMDAN BİR ALINTI

Kategori: yazilarim
SEVGİLİ ARKADAŞIM http://gonuldendokulenler.blogcu.com 'un blogunda okuduğum yaşanmış bir hikayeyi ben çok etkilendiğim için sizlerle de paylaşmak istedim. Mutlaka okuyun:)Okursanız çok sevinirim.
 
Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi.Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı. Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, Bayan Mediha onun kâğıtlarını büyük bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kâğıdın üstüne büyükçe(en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu.
Bayan Mediha nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı.
Mustafa nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli?
İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evde ki yaşamı mücadele içinde geçiyor.?
Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek.
Mustafa nın dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
'Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çokfazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.
Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı.
Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kâğıtlara sarılmış hediyelerigetirdiğinde bile çok kötü hissediyordu.Mustafa nın hediyesini alıncayakadar bu böyle devam etti.
 
Mustafa nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kâğıdı ile beceriksizce sarılmıştı.
Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı.
Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz.
Çocuklar gittikten sonra, Bayan Mediha en az bir saat ağladı.Ogünden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocuklarıeğitmeye başladı. Bayan Mediha, Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıftaki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğinisöylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi. Bir sene sonra, Bayan Mediha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu,ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu.
Altı yıl sonra Mustafa dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında
üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı.

Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını,sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Mediha nın tümyaşamında ki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama simdi
ismi biraz daha uzundu.

Mektup söyle imzalanmıştı,
 
Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru)

Öykü burada bitmiyor.
Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var.
Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Mediha nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu.
Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu?
Taşları düşmüş olan o bileziği takti. Dahası, Mustafa nın annesinin süründüğü parfümden sürdü.
Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha nın kulağına  şöyle fısıldadı,'Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim. Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim'
Bayan Mediha, gözlerinde yaslarla fısıldadı, söyle dedi,
Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi banaöğreten sensin.  Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum'.
Birinin Hayatında  Bir Fark Oluşturmaya Çalışın.
Bunu iletin, birinin yüreğini ısıtın, hayatında bir fark oluşturmaya çalışsın.

5 Yorumyorumlarınız benim için çok önemli:)! Bağlantı

<- diğer yazılarım, tariflerim vs... için ->
pregnancy calendar

Glitter Photos

kendimce, bende saklı kendimce benim olan, herkez ve herşey için yazıyorum.... SAYFAMI ZİYERET EDEN HERKESE ÇOK TEŞEKKÜREDERİM.


Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Glitter Photos
süper tarifler
şimdi haberler
Kuran okumayı öğreniyorum
hobileriniz için
nefis tarifler
şehitlerimiz için tıklamanız yeterli
zuhal olcay resmi web sitesi
tüp bebekteki yeni gelişmeler
hamilelik ve herşey
tüp bebek
tüp bebişşş
html kodları, kod doktoru
kibele tariff hazinesii
Glitter Photos
Glitter Photos

uzaklardan
serinmavi
fivefebruary
rapunzel
aslanbaysevinc
beyazsaten
iremnur32
fidelya
yesimmutfakta
neslinur78
290405
nefci
3beyaz
bebekveresimleri
yenitadlar
bebekorgusu
yesildomates
bebekorguleri
hulela
havis
yilmazyalcinsoy
hulelayemek
izmirliblogcu
neseersoy
bahar dalan
guzfasulyeleri

Image Hosted by ImageShack.us

YEMEK-PASTA TARİFLERİ ikizlaerinannesi Keskinlinin Mutfağı
Yasar - Kor Bicak....
Sitenizesayac.com